Tag Archives: finlandiya’da nereler gezilir

Yurtdışı seyahatimden notlar

Oha lan böyle yazınca kendimi çok önemli bir insanmışım gibi hissettim asdfgh (bkz:bilinçli random gülme tekniği)

Efendim senelerdir aklımdaydı şu metal memleketi, güzel insanların yaşadığı Kuzey diyarı Finlandiya’yı ziyaret edeyim diyordum. Kısfmet bu zamana imiş. Gezdim, gördüm. Özet geçmek gerekirse güzel memleket. Finlandiya’nın yanında bir de Estonya ve Almanya’ya gittim. Bir de uçuşlarımdan ikisi Letonya aktarmalı olduğundan Riga’da bulunan havaalanını görmüş oldum. Bu gezi sırasında internet insanlarının ilgisini çekebilecek bazı notlar aldım ve bunları paylaşmak istedim. Lafı uzatmadan başlayalım.

    • “Türk kızından vazgeçmem ama Rus, İskandinav filan da olsun ortalıkta”  diyorsanız Letonya’ya gidin. Nasıl bir karışım lan bu?
  • Converse denilen saçmalık Almanya ve Finlandiya’da da moda. Ama oradakiler bizim “Çakma Konvers” diye hitap ettiğimiz ayakkabıları giyiyorlar. Bir bez parçasının 120 Lira etmeyeceğinin farkındalar. Meraklısına çakmasının Fin fiyatı : 7 Euro
  • Finlandiya’da şehirler arası trene bindim(Helsinki-Tampere) ve bu trendeki diz mesafesi dikkatimi çekti. İETT’de olsa o diz mesafesine 5 kişi rahat sığar.
  • Kaldırımlar ve yollar acayip geniş. Şehrin nüfusu 350 milyon olsa bile yetecek kaldırım/yol var.
  • Finlandiya’da çirkin kadın yok.
  • Finlandiya’da bakımsız kadın da yok.
  • Finlandiya da kadın yok. O ne öyle her yer erkek.
  • Finlandiya aslında yok (Bkz: Hızını alamamak)
  • Türk kızları gitsin, Fin kızları gelsin.
  • Türk erkekleri gitsin, Fin erkekleri gelsin.
  • Biri bana gelsin, o da sensin.
  • Türkler gitsin, Finler gelsin. Çünkü güneşe gerçekten hasretler. Güneşten yeteri miktarda D vitamini alamadıklarından herşeyin yanında süt içiyorlar.
  • Finler doğuştan metalci. O derece metalhead olmak için kasmanın alemi yok.
  • Finler konserleri insan gibi izliyorlar. İETT’de yolculuk eder gibi değil.
  • SexyHair isminde bir dükkan görürseniz gidin adamlara sarılın. Böyle gerzekçe bir ismi ancak bizimkiler seçebilirdi. Şaka maka dükkan ismini görür görmez anlamıştım Türk olduklarını.
  • Helsinki’de her taraf kebapçı dolu. Ne yerim orada diye düşümeyin.
  • Taksiciden otobüs şöförüne, tezgahtardan sinema görevlilerine kadar herkes İngilizce biliyor. Kime nasıl soru sorayım, derdimi nasıl anlatayım diye düşünmeyin. Tabi İngilizce biliyorsanız.
  • Peki Helsinki’de yaşayan yabancılar nerede derseniz Itäkeskus’u ziyaret edin.
  • Türkler bir de pizza zinciri kurmuş Fin diyarına. PizzaTaxi yazan bir dükkan görürseniz gidin siparişinizi Türkçe verin.
  • Tampere şehrinde bir köprü var. Bu köprünün bir tarafında komünistler diğer tarafında ise non-komünistler(Ne demekse bu da artık) yaşamış vakti zamanında. Ama insan olmuşlar. Bir tarafa kızıllar diğer tarafa ise beyazlar denilmiş. Bu kadar insani olmalarına rağmen bu 2 taraf 4 sene savaşmış ve acı olaylar yaşanmış. Savaşı beyazlar kazanmış çünkü insanları askeri eğitim almaları için Almanya’ya yollama şansına sahipmiş bunlar. Kızıllar ise bu şansa sahip değillermiş ve dolayısı ile kaybetmişler. Almanya’daki Malatyalılar’ın beyazlar ile bir teması olmuş mudur acaba? Bir ihtimal akraba bulsam ordan ne güzel olur :)
  • Temmuz 15 civarı hava saat 24.00 da kararıyor ve 3.45 gibi aydınlanıyor. Aydınlık yerlerde uyuyamayan yazın Finlandiya’ya gelmesin.
  • Marimba isimli enstrüman çok mutlu bir sese sahip.
  • Bugüne kadar çekilmiş fotoğrafların %70′i Japonlar tarafından çekilmiştir. Benim bile fotoğrafımı çektiler, siz düşünün artık.
  • Martılar. Where is your god now?
  • Senelerdir bir şehir efsanesi dolanır ortalıkta; “Kuzeyli,sarışın kızlar bizim gibi esmerleri sever çünkü oradakilerin hepsi sarışın” gibisinden. Beyler üzgünüm ama öyle bişey yok.Fakat bu tezi kahverengi göz için doğrulayabilirim.Fin kızları kahverengi gözlü erkeklerden hoşlanıyor :)
  • Bodom Gölü gerçek ve ben oraya gittim. Şukela-ül inci bir yer.
  • Hesburger’den hamburger yiyin. En ucuz olan burgerin tadı şahane (İsmini hatırlayamadım)
  • Temppeliaukio kilisesini ziyaret edin. Enteresan bir yapı.
  • Helsinki Katedrali’ne mutlaka gidin. Oldukça ihtişamlı.
  • Parlemento binasının önünde resim çektirmeyi unutmayın. Yoksa kimse Helsinki’ye gitmiş olduğunuza inanmayacaktır. – Fin arkadaşlarımın vermiş olduğu bir bilgi
  • Suomenlinna’ya gidin. Gitmek için pahalı gemileri tercih etmeyin. Normal bilet kullanan gemiler de mevcut. Gittiğinizde mutlaka karamelli dondurma yiyin. Adanın arka tarafında deniz kenarında merdivenlerde oturun ve huzuru bulun. Ak sakallı dede oralarda yaşıyor olsa gerek.
  • Kaba taslak bir şehir turu yapmak isterseniz 3T numaralı tramvaya binin.
  • Finlandiya’da trenler her zaman gecikir (Ulusal bir şaka)
  • Sakın ola otobüse herseferinde para vererek toplu taşımayı kullanmayı tercih etmeyin. Çok uygun fiyatlarda olan sınırsız biletler turistlere de satılıyor. Ayık olun!
  • Gece yarısından sonra havaalanından merkeze giden otobüsler çalışmıyor. Aman dikkat. Aktarmalı uçuşu kaçırmam sebebi ile havaalanı ve merkez arasında kalan, şehir merkezine 2-3 km uzaklıktaki bir yere 35 € para taksi parası vermek zorunda kaldım. Air Baltic ile gidiyorsanız aktarmalardaki yarım saatlik aralık kesinlikle yetersiz. Uçuşu kaçırırsanız üst kattaki bilet satış noktasından biletinizi ücretsiz değiştirebilirsiniz. Sebebini sorduklarında iki uçuş arasında yeterli zamanın olmadığını söyleyin.
  • Tampere’ye giderseniz meşhur kanlı sosislerden tatmayı unutmayın.
  • Finler çok ama çok kısa aralıklarla yemek yeme alışkanlığına sahipler. Kilo alma ihtimaliniz yüksek. Ama obez Finli görme ihtimaliniz düşük. Bkz : Paradoks – Aslında değil çünkü azar azar yiyiyorlar.
  • Ruslar Estonya’ya karşı çok zalim davranmışlar zamanında. Adamlara anten kullanmayı bile yasak etmişler ki dünyada neler olduğundan haberleri olmasın. Bu dönemde Estonyalılar, Finlerin getirmiş olduğu naylon torbaları görünce bile çok seviniyorlarmış. Adamlara acıdım lan, yazıktır.
  • Estonya’da ana ulaşım aracı troleybüs. Ciddi ciddi kullanıyorlar bu enteresan aracı. Troleybüsler oldukça eski modeller.
  • Estonya’nın meşhur Old Town bölgesinde kendinizi Game of Thrones dizisinde gibi hissedeceksiniz. Sırf bu yüzden gidilebilir.
  • Tallinn’i gezmek için sakın şehir turu otobüslerine para ödemeyin. Sultanahmet-Eminönü aralığı kadar bir yer zaten şehir. Yürüyerek kolayca gezebilirsiniz.
  • Tallinn’e gittiğinizde Virukeskus isimli alışveriş merkezine gidin ve Amarillo‘ya gidin ve mega büyüklükteki Amarillo Big Burger yiyin. Bu arada Amarillo aslında bir Fin restaurantı ama Estonya’da gidebilmek fırsatı yakaladım. Hesabı öderken peçeteden çiçek yapıp garson kıza vermeyi unutmayın – Aynı numara uçakta sökmedi.
  • Estonya’da alkollü içecekler duty free’den daha ucuz(Nasıl lan?) Buna rağmen etrafta sarhoşlar dolaşmıyor.
  • Estonya’da hangi dilin konuşulduğunu anlamanız mümkün değil. Anlatmakla olmuyor yaşamanız lazım.
  • Tallinn’de kapkaççılara dikkat tabelaları filan var. Eminönü, Taksim gibi yerlerde bulunmuş olanlar ve sabah/akşam saatlerinde metrobüs kullananların dikkate almasına gerek yok.
  • Kendinizi yurtdışında hissetmek istiyorsanız Almanya’ya gitmeyin. Her tarafta Türkler var. Hatta bazı bölgelerde sanki Türkler eskiden beri yaşıyormuş da Almanlar sonradan gelmiş gibi.
  • Denge bilekliği denilen saçmalığın fiyatı 3 Euro!
  • 1 günde 4 mevsimi yaşayabilen ülkeyiz cümlesini kurup gurur duymaktan vazgeçin. Almanlar 1 günde 28 mevsim yaşayabiliyorlar. Siz ne diyorsunuz?
  • Fırsatınız varsa Köln’e gidip Dom’u görün. Kesinlikle pişman olmayacaksınız!
  • Hazır Köln’e gitmişken Mülheim’ı ziyaret edin. Türk mahallesi olur kendisi. Çok gerçekçiydi hatta. Dilencisi bile vardı.
  • Almanya’da kanun varmış. Kışın kar yağdığında herkes kendi kapısının önünü temizlemek zorunda. Sadece atasözü ile olmuyor bu işler.

 

Netice olarak; bir Alex değiliz. Hiç kasmamak gerek. Türk insanı, önümüzdeki 100 yıl Avrupa sabit dursa bile, onların insanlara karşı olan anlayışını ve sorumluluklarının bilincinde oluşunu kesinlikle yakalayamaz.